25 Ocak 2019 Cuma

KökTürük Harfleriniŋ Detayları

Her hakkı saklıdır. Kaynak göstermek şartıyla kullanabilirsiŋiz.

Günümüzde birçok insan KökTürük harflerini yazarken harfleriŋ detaylarına dikkat ėtmemektedir Halbu ki harfleriŋ yazımlarında özellikle Bilge Kagan ve Kül Tigin beŋgütaşlarında ısrarla uyulmuş bazı detaylar vardır. Bu detaylarıŋ bazılarına Tonyukuk beŋgütaşında uyulmadığını görüyoruz.

Mesela kalın b 𐰉 ve nd/nt 𐰦 harfi, zeminden yukarıda, satır tavanına dayalı yazılmıştır. İnce d 𐰓 harfi, zeminden ve tavandan uzakta ortaya yazılmıştır.

kalın b 𐰉:

nd/nt 𐰦

İnce d 𐰓:

o/u 𐰆, kalın d 𐰑, kalın g 𐰍, ince g 𐰏, kalın k 𐰴, ök/ük 𐰜, ok/uk 𐰸, m 𐰢, nç 𐰨, kalın r 𐰺, kalın t 𐱃, ince t 𐱅 harflerinde kıvrımlar vardır; bu kıvrımlar Tonyukuk yazıtındaki harflerde yoktur.

o/u 𐰆:

kalın d 𐰑:

ince g 𐰏:

ök/ük 𐰜:

ok/uk 𐰸:

m 𐰢:

Kalın t 𐱃 de üst kısım alt kısımdan ayrıdır.

Kalın s 𐰽 harfi sağdan akan çizgiye soldan eklemelidir (çoğumuz sol yukarıdan sağ aşağıya akan çizgiye sağ üstten ekleme yapıyoruz).

2004 ve 2019 yılında yaptığım KökTürükçe fontlar, Orhun yazıtlarındaki harfleriŋ tüm kıvrımlarını taşımaktadırlar. Bu fontları tasarlarken Bilge Kagan ve Kül Tigin yazıtlarındaki harflerle uyumlu olmasına özellikle dikkat ėttim.

16 Ocak 2019 Çarşamba

Gėŋizcil ŋ ve Kapalı ė niŋ Eksikliği

Günümüzde "Kitabını" yazınca seniŋ mi onuŋ mu aŋlayabiliyor musuŋuz? Hayır. Halbu ki:
Kitabıŋı: seniŋ
Kitabını: onuŋ

Peki "ben"?
ben: kendim
beŋ: tende oluşan siyah nokta

bin: binmek eylemi
biŋ: 1000

"en" de ne aŋlıyorsuŋuz?
eŋ: azamiyet, eŋ fazla gibi
ėŋ: gėŋişlik

don: giysi türü
doŋ: doŋmak eylemi

1928'de hem normal n hem de geŋizcil (nazal) ŋ aynı harfle gösterilmeye başlanınca bu durum ortaya çıktı. Geŋizcil ŋ, Göktürkçede de, Uygurcada da, Osmanlıcada da, Asya'daki Türk Cumhuriyetleriniŋ kullandığı Kiril abecesinde de normal n'den ayrı harfle gösterilir. Latin abecemizde normal n ve geŋizcil ŋ'yi aynı harfle "n" göstermeğe başlayınca geŋizcil ŋ yazılışını ve sesini kayb ėttik.
Ha bu arada "Tengri" deki ng, n-g şeklinde iki sessiz değildir, geŋizcil ŋ'dir: Teŋri. Geŋizcil ŋ'yi temsil ėden harfimiz olmadığı üçün ng ile yazıyoruz.

Ya "yėmek" ve "dėmek" fiillerindeki ė, bazen niçin i oluyor? Çünkü bu ė'ler kapalı. Kapalı ė, e-i arasında bir sesdir. 1928'e kadar kapalı ė'yi normal e'den farklı yazıyorduk. Latin harflerine geçince bazen e bazen de i ile yazmağa başladık ve bu sesi de kayb ėttik.
yėmek: yėdi, yėyor (yiyor)
dėmek: dėdi, dėyor (diyor)

Daha fazla bilgi üçün:

14 Ocak 2019 Pazartesi

KökTürükçeniŋ Bazı Göktürkçecilerden(!) Çektikleri

Baŋa soruyorlar: "Siziŋ siteŋizdeki çevirici internetteki başka bir sitedeki çeviriciden farklı çeviriyor".

Bazıları harf uydurup bunları Göktürkçe diye yutturmaya çalışırken (Bilge Kagan, Kül Tigin, Tonyukuk görebilseydi "bunlar da ne?" dėrlerdi) bazıları var ki Latin abecesi mantığıyla düşünüp çeviri yapıyorlar, üŋlü üŋsüz her harfi yazıyorlar.
Her yazı sisteminiŋ kendisine göre yazım kuralları vardır. Meselâ "ketebe" sözcüğü 6 Latin harfiyle yazılırken 3 Arab harfiyle yazılır: ke-te-be. "Samsung" 7 Latin harfiyle yazılırken 2 Kore harfiyle yazılır (aslında 2*3 ama konuyu dağıtmayayım) : sam-sung. "Tokyo" 5 Latin harfiyle yazılırken 2 Japon harfiyle yazılır: to-kyo. "Ötüken" 6 Latin harfiyle yazılırken 4 KökTürük harfiyle yazılır: ö-t-ük-en. "Tonyukuk" 8 Latin harfiyle yazılırken 5 KökTürük harfiyle yazılır: t-o-ny-uk-uk. KökTürükçeyi Latin abecesiniŋ mantığıyla yazan aslında hala Latin abecesiyle yazıyordur, sadece harfleri ve yazı yöŋünü değiştirmiştir!

KökTürük yazı sisteminiŋ kuralları korunmalıdır. Aksi takdirde yeŋi uygulanan kural KökTürük yazı sisteminiŋ kuralı değil, uyduranıŋ kuralı olur. Bu durumda Latin harfleri gibi hemen hemen her harfi yazmaya dönüşmekte iş; tek fark sağdan sola ve KökTürük üsükleriyle yazılması. Ünlüleriŋ her zaman yazılmadığı çok sayıda yazı sistemi var. Yeŋi başlayanlar için bu zor olsa da, günlük hayatta bu yazı sistemini kullansaydık, zaten harf harf okumayacak, sözcüğü tek seferde tanıyıp söyleyecektik. Araba, arba, raba aynı şekilde yazılsa da Türkçe'de sadece "araba" olduğu için "araba" diye okuyacaktık. Farklı Türkçe sözcükleriŋ istisnâi beŋzer yazımları olabilir ama bu sorun 14 asır öŋce de vardı.

Harf uyduran kitle diyor ki "Güncel dilimizde h, f, v harfleri var. Göktürk abecesinde yok. Bunları k, p, b ile temsil ėtmek doğru değil." Eğer sözcük Türkçe ise bu sözcükleriŋ çoğu geçmişte k, p, b ile yazılırdı: ablamak -> avlamak, eb -> ev, kangı -> hangi, katun -> hatun, kagan -> han oldu. Daha fazla örnek üçün: http://www.tamga.org/2017/09/b-v.html
Bu sessizleri içeren Arabca, Farsca, İngilizce, Fransızca sözcükler ise tamamen başka bir sorunumuz. Ama yine de Arabca kökenli "harita" yı Göktürk harfleriyle "karita" diye yazdığımızda karita diye dilimizde bir sözcük olmayacağı için harita diye okuyabiliriz.

KökTörük abacası, yazıldığı dönemdeki eŋ gelişmiş abacalardan biriydi. O dönemde kullanılan abacalarıŋ çoğu ilkel şekilde yazılıyordu. Mesela bugün mükemmel bir yazıma ulaşmış ve çok sayıda hatt sanatı türü geliştirilmiş Arab yazısı, o dönemlerde çok ilkeldi. Arab harflerinde noktalama henüz o dönemlerde daha kullanılmaya başlanmadığından
ن = ث = ت = ب
خ = ح = ج
ذ = د
ز = ر
ش = س
ظ = ط
غ = ع
ق = ف
harflerinden eşit olanlar aynı şekilde yazılırdı. Daha soŋraları noktalar kullanılarak bu harfler ayrıştırıldı. Ama bu da yėtmedi, hatasız okunabilmesi için esre, ötre, üstün de bu harfleriŋ üstünde ve altında kullanılmaya başlandı. Kısacası geçen 1400 yıl boyunca Arab abacası hep işlendi ve geliştirildi.
KökTörük abacasını eleştirenler ise bu abacaya haksızlık yaparlar. Zirâ bu abaca 840 yılından soŋra kullanılmadığından dolayı, soŋ 1300 yıldır işlenmemiş ve geliştirilmemiş olmasına rağmen, 1300 yıl öŋceki hâliyle bile günümüz Türkçesini yazmak için yėterlidir. Yani 1300 yıl öŋce bir çok abaca ilkel kurallarla yazılırken KökTörük abacası diğerlerine nazaran çok üstün bir teknolojiyle ve mantıkla tasarlanmış ve kullanılıyordu.

Harf uydurmak ne benim ne de bir başkasınıŋ haddine! Hele "bu harf Göktürk harfidir" diye insanlara sunmak insanları kandırmaktır! Bu konunuŋ akademisyenleri, otoriteleri var. Onlar varken bireysel girişimler, sadece o bireyleriŋ ve çevreleriniŋ kabulüyle kalır; genel kabul kazanmaz.

31 yıldır KökTürükçeniŋ içinde olan biri olarak. Ömrünü buŋa vėren biri olarak. KökTürükçeniŋ bilgisayar dünyasına kazandırılmasıyla ilgili bir çok ilkleri (ilk font, ilk yazılım vs...) yapan biri olarak böyle kişisel harf uydurmalar ve Latin-gibi Göktürkçe yazmalar beni çok rahatsız ėtmektedir!