KökTürük Adı Hakkında

Tarihte Göktürkler (asıl söylenişiyle Kök Türük) [yükseliş dönemi 551-572, zayıflama dönemi 572-680, tekrar yükseliş dönemi 680-734, yıkılış dönemi 734-745] olarak bildiğimiz atalarımız yazıtlarda kendilerine hep Türk démişlerdir. 840 yılından öŋce yazılmış ya da dikilmiş ve bugüne kadar keşfédilmiş yüze yakın anıtıŋ içinde sadece bir kez Kök Türük kelimesine rastladım. O da Köl Tigin yazıtı doğu yüzü, 3üncü satırdadır. Bilge Kagan, 47 yaşında (27 Şubat 731'de) kaybéttiği kardeşi Köl Tigin (ağabeyi Bilge Kagan'dan bir yaş küçüktür) aŋısına diktirdiği yazıtıŋ doğu yüzüne, ataları Bumın Kagan ve İstemi Kagan'ıŋ devleti nasıl kurup Türkleri düzene soktuğunu aŋlatmayla başlar. Dört bir yanla savaşarak doğuda Kadırkan ormanından, batıda Temir Kapı'ya kadar sahipsiz ve teşkilatsız olan Kök Türükleri tanzim éttiğini aŋlatırken "Ekin ara idi oksız Kök Türük ança olurur ermiş" (İkisiniŋ arasında sahipsiz ve teşkilatsız Kök Türük'ler öylece otururlarmış) cümlesini kullanmıştır. Burada kendi milleti için Kök Türük kullandıktan soŋra aynı milleti için Türk kelimesi kullanmaya devam étmiştir. Bunuŋ haricinde okuduğum anıtlarıŋ hiçbirinde Kök Türük kelimesine rastlamadım.
Bilge Kagan, Köl Tigin aŋıtınıŋ içeriğini Köl Tigin'iŋ vefatından soŋra yazmış ve Köl Tigin'iŋ yéğeni Yollıg Tigin'e taşa kazdırarak Köl Tigin aŋıtını 1 Ağustos 732'de diktirmiştir. Soŋra Bilge Kagan kendi aŋıtınıŋ içeriğini yazmış; kendisiniŋ 51 yaşındayken (25 Kasım 734'te) zehirlenmesinden soŋra Yollıg Tigin, yazısını yine taşa kazımış, Bilge Kagan aŋıtı haline getirmiş ve 22 Haziran 735'de dikmiştir. Tonyukuk aŋıtı ise bu aŋıtlardan öŋce 725 yılında dikilmiştir. Bilge Kagan'ıŋ kayınpederi olan Tonyukuk 60 yaşlarında (Bilge Kagan'ıŋ saltanatınıŋ başlangıcına denk gelir) kendi aŋıtınıŋ dikileceği Yukarı Tola vadisinde inzivaya çekilerek hatıralarını yazmıştır. 725 yılında vefatından öŋce bu hatıralar daha soŋra taşa kazınarak abideye dönüştürülmüştür.
Uygurlar 745'de Göktürkleri yıktıktan soŋra 840'lara kadar Göktürk abecesini kullanmağa devam étmişlerdir. Uygurlar daha soŋra Soğdlarıŋ abecesini kullanmağa başlamışlardır. Bu abece de bugünkü geleneksel Moŋğol yazısınıŋ ilk hâlini teşkil étmektedir.
Tuğrul Çavdar

23 Aralık 2016 Cuma

Web Tabanlı Göktürkçe Klavye

Göktürkçe Sanal Klavye


Orhun
Yenisey

Tarayıcınız canvas özelliğini desteklemiyor.






Yaptığımız klavyeniŋ içine Göktürkçe harfleri destekleyen bir font gömdüğümüz için klavyede Göktürk harflerini görürsüŋüz; ama kopyalayıp bir yére (facebook, twitter vs...) yapıştırdığıŋızda, diğer yazılımlar Göktürkçeyi destekleyen bir font kullanmıyorsa, yapıştırdığıŋız yérde kutucuklar görebilirsiŋiz. Onlarda da görebilmeŋiz için diğer yazılımlarıŋ fontunu Göktürk harflerini destekleyen bir fontla değiştirmeŋiz gerekir.

Yine de fontuŋuzu değiştiremiyorsaŋız, bu sorunu yazıyı resme dönüştürerek kaydétmeŋizi sağlamakla aştık. Kaydéderken, eğer yazıyı başka bir resmiŋ üstüne yapıştımayı düşünüyorsaŋız arkaplan saydam (şeffaf) seçeneğini seçiŋ, resim png dosya olarak kaydédilecektir. Resmi sosyal ortamlarda paylaşmayı düşünüyorsaŋız, arkaplanı beyaz olarak kaydédiŋ, jpg olarak kaydédilecektir. Kaydéderken istediğiŋiz font rengini seçebilirsiŋiz.

21 Aralık 2016 Çarşamba

Android Tabanlı Göktürkçe Sözlük 2.0

Android Tabanlı Göktürkçe ↔ Türkçe Sözlük 2.0
Soŋ Güncelleme: 30/3/2018
Her hakkı saklıdır. Kaynak göstermek şartıyla kullanabilirsiŋiz.

Uygurlar 745'de Göktürkleri yıktıktan soŋra 840'lara kadar Göktürk abecesini kullanmağa devam étmişlerdir. Hüseyin Namık Orkun, 1939-1942 arasında yazdığı "Eski Türk Yazıtları" adlı kitabında 840'lara kadar yazılmış Göktürk harfli çoğu yazıtı incelemiştir ve kitabınıŋ soŋunda, bu yazıtlardaki kelime hazinesini sözlük olarak vérmiştir. Bu sözlük yazılımınıŋ ilk sürümü kitaptaki sözlük kaynak alınarak 1235 kelime üzerinden geliştirilmişti.
1942'den soŋra da yeŋi yazıtlar bulunmuş, bugüne kadar keşfédilen Göktürk harfli yazıt sayısı 568'i aşmıştır (Osman Fikri Sertkaya, "Göktürk (Runik) Harfli Yazıtların Envanter, Alfabe ve Bibliyografya Problemleri Üzerine", Dil Arastırmaları Dergisi, Sayı: 2 Bahar 2008, 7-34 ss.). Yeŋi bulunan yazıtlarıŋ söz varlığını da yazılımınıŋ ikinci sürümüne eklemek üzere, altı yeŋi kaynaktan daha faydalanılmıştır, bu kaynaklardan "Eski Türk Yazıtları" eserinde olmayan 573 kelime daha tesbit édilmiştir.
Soŋuç olarak, ikinci sürümündeki söz varlığı 1808 kelime olup aşağıdaki kaynaklardan dérlenmiştir:

1- Hüseyin Namık Orkun, "Eski Türk Yazıtları", Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara, 1942.
2- Mehmet Ölmez, "Orhon-Uygur Hanlığı Dönemi Moğolistan'daki Eski Türk Yazıtları", BilgeSu Yayıncılık, 3. baskı, Ankara, 2015.
3- Hatice Şirin User, "Köktürk ve Ötüken Uygur Kağanlığı Yazıtları Söz Varlığı İncelemesi", Kömen Yayınları, 2. baskı, Konya, Ekim 2010.
4- Fikret Yıldırım, Erhan Aydın, Risbek Alimov, "Yenisey-Kırgızistan Yazıtları ve Irk Bitig", BilgeSu Yayıncılık, Ankara, 2013.
5- Talat Tekin, "Irk Bitig, Eski Uygurca Fal Kitabı", Öncü Kitap, Ankara, 2004.
6- Erhan Aydın, "Uygur Kağanlığı Yazıtları", Kömen Yayınları, Konya, Ekim 2011.
7- Rysbek Alimov, "Tanrı Dağı Yazıtları, Eski Türk Runik Yazıtları üzerine bir İnceleme", Kömen Yayınları, Konya, Ocak 2014.

[1]'den 1235 kelime, [1]'de olmayan 573 kelime de [2-6]'dan alınmıştır. [2-6] kaynaklı kelimeler yazılımda * ile gösterilmiştir.



Nasıl kuracaksıŋız: Telefonuŋuzdan bloğa bağlanıŋ, İNDİR'i tıklayıŋ, telefonuŋuza (download klasörüne) kurulum dosyası (apk) inecek. Oŋu çalıştırıŋ, ayarlardan bir kereliğine bilinmeyen kaynağa izin vermeŋiz istenecek (ayarlar - güvenlik - bilinmeyen kaynaklar kutucuğunu tıklayıŋ), ondan soŋra sözlük kurulmuş olacak. Google Play Store haricindeki kaynaklar bilinmeyen kaynak kabul édilir ve normalde bilinmeyen kaynaklardan program kurmayıŋ. Ama baŋa güveniyorsaŋız ve bu sözlüğü kurmak istiyorsaŋız bir kereliğine bilinmeyen kaynağa izin veriŋ :-)

18 Ekim 2016 Salı

Göktürkçe ve Moŋğolca

Her iki yazı düzenini de sevdiğim için bir görünüm karşılaştırması yapmak istedim. Bilindiği üzere Moŋğol yazısı eski Uyğur yazısından türetilmiştir ve eski Uyğur harfleriniŋ hepsini kapsar. Ayrıca eski Uyğur abacasında olmayan sesler için de harfler barındırır (bugün Uyğurlar Arab abacasını kullanıyorlar).
Aşağıda örnek el yazılarımı göreceksiŋiz. Soldaki Moŋğolca, sağdaki Göktürkçedir.

Türük, Oguz begleri, budun eşidiŋ! Üze Teŋri basmasar, asra yir telinmeser, Türük budun, iliŋin, törüŋin kem artatı, udaçı erti? Türük budun ertin, ökün!
Türk, Oğuz beyleri, milleti işidiŋ! Üstte gök basmasa, altta yér delinmese, Türk milleti, ülkeŋi, töreŋi kim bozabilir, yıkabilir? Türk milleti titre, kendiŋe gel!

Teŋri yarlıkaduk üçün illigig elsiretmiş, kaganlıgıg kagansıratmış, yagıg baz kılmış, tizligig sökürmiş, başlıgıg yükündürmiş.
Taŋrı buyurduğu için ülkelileri ülkesiz komuş, kaganlıları kagansız komuş, düşmanları itaatkâr kılmış, dizlilere diz çöktürmüş, başlılara baş eğdirmiş.

Akaŋımız, eçümiz kazganmış budun atı küsi yok bolmazun tiyin Türük budun üçün tün udımadım, küntüz olurmadım.
Babamızıŋ, amcamızıŋ kazandığı milletiŋ adı yok olmasın diye Türk milleti için géce uyumadım, gündüz oturmadım.


Öd Teŋri yasar, kişi oglı kop ölügli törümiş. 
Zamanı Taŋrı takdir éder, kişi oğlu hep ölmek için türemiş.

18 Eylül 2016 Pazar

"Taŋrı démek günahtır" Déyenlere

İslâmı kabul édene dek Türkler inandıkları yaratıcıya "Teŋri" démişler ve bu ismi özel isim olarak kullanmıştır. İslâmı kabul éttikten soŋra "taŋrı" kelimesini cins isim olarak kullanmaya devam étmişlerdir (taŋrı misâfiri vs...).
Arabça'da "ilâh" = Türkçe'de "taŋrı" demektir. "rabb" ise İbranice'den ("rabi רב") Arabça'ya girmiş "efendi", "yüce" aŋlamına gelen bir kelimedir. "Yâ rabbî, yâ ilâhî" diye dua éderken aslında "Ey Efendim, Ey Taŋrım" diyoruz ve bunu günah kabul étmezken Türkçe ifade étmeyi günah görmek saçmalığıŋ daniskasıdır!
İbranice'den Arabça'ya girmiş "rabb", Arabça "ilâh" ve "mevla", Türkçe "taŋrı" farklı üç dilde cins isimlerdir, Allah ise özel isimdir. Örnek cümleyle: "Allah tek taŋrıdır, tek ilâhdır; ondan başka taŋrı yoktur".
İslâm'da "taŋrı" kelimesi zaten Allah'ı işaret éder ve Allah kasd édilir (Tıpkı "ilâh", "rabb" ile Allah'ı kasd étmek gibi).
"E o zaman doğrudan Ey Allah'ım déseŋize niye "taŋrı" yı karıştırıyorsuŋuz?" déyen kişiye de "O zaman sen de "Yâ rabbî, yâ ilâhî, mevlam, hüda" déme, sadece "Ey Allah'ım" dé!" dériz!
Farsça kökenli "Hüda" kelimesi Kur'an'da geçmez ama Allah'ı işâret étmek için kullanıyoruz. "Mevla", "Rabb" ve "İlah", Allah'ıŋ 99 isminden değildir ama oŋları da duâ éderken kullanıyoruz. Biz Allah'a isim takma derdinde değiliz. Hâşâ böyle bir derdimiz de olamaz zaten. Bizim derdimiz, bazılarınıŋ Türkçe'ye uyguladığı çifte standardladır. Arabçasını (ya iİâhî, ya Rabbî, Mevlam neylerse güzel eyler), Farsçasını (Bütün varımı alsın da Hüdâ) kullanarak Allah'ı işâret étmeyi günah olarak görmezken, Türkçesini kullanmayı günah görmeleri bizi rahatsız étmektedir. "Mevla" da, "Hüdâ" da "İlâh" da bir sakınca görmezken niçin Türkçe dağarcığımızdaki bir kelimeyi (Taŋrı) kayb édelim?
Aşağıda Türkleriŋ İslâmı kabulünden soŋra kullandıkları bazı örnekleri göreceksiŋiz:
---
Yusuf Has Hacib, Kutadgu Bilig'de "Teŋri 'azze ve celle ögdisin ayur" démiştir.
---
İlhanlı hükümdarı Ğazan Mahmud dönemine aid bir paranıŋ bir yüzünde Lâ ilâhe illallah Muhammeden Resulullah salli aleyhe. yazıyor. Öteki yüzünde Teŋriyin Küchündür. Ğazan Mahmud. Ğasanu Deledkegülügsen. yazıyor.
---
Pir-i Türkistan Hoca Ahmed Yesevî'niŋ dilinden:
Teŋri Teâlâ sözin, Resûlullah sünnetin, inanmağan ümmetin, ümmet demes Muhammed.
(Ahmed Yesevi, Divan-ı Hikmet, Yayına Hazırlayan: Dr. Hayati Bice; T.Diyanet Vakfı yayınları. 4. Baskı; 2005-Ankara)
---
Oğuzlarıŋ destanî hayatını aŋlatan önemli bir eser Dede Korkut Kitabı’dır. Bu eserde İslâm öŋcesi ve soŋrası Türk kültür hayatınıŋ yaŋsımaları birlikte görülmektedir:
Ağız açub öger olsam, Üstümüzde Teŋri görkli. (Ergin, s. 75)
Yücelerden yücesiŋ, Kimse bilmez nicesiŋ, Görklü Teŋri, Çok cahiller seni gökde arar, yérde ister, Sen hod mü’minleriŋ köŋlindesiŋ. (Ergin, s. 184)
(ERGİN, Muharrem, Dede Korkut Kitabı I, TDK yay. Ank 1981)
---
14. yüzyılda Anadolu’da yazılmış olan Âşık Paşa’nıŋ ünlü Ğarîbnâme adlı eserinden:
Yani kim gök Teŋrisin vurmağ-içün, Yanrı benven diyüben durmağıçün.
(Yani, gökleriŋ de sahibi olan Allah’ı, Taŋrı benim diyerek öldürmek istiyordu.)
(YAVUZ, Kemal, Âşık Paşa, Garib-nâme, TDK yay., Ank 2000, s.825)
---
Kanuni ve Yavuz dönemlerinde yaşamış olan Edirneli Nazmi'niŋ dilinden:
Kutluluğla geldiğince her uruc, Her Müselman şen olup dutar uruc. Ol ki gerçekten Müselman olmaya, Teŋri saklasun o her gün yer uruc.
(Kutlu Oruç geldiğinde, her Müslüman sevinir, oruç tutar. Gerçekten Müslüman değilse de, Tanrı korusun, o her gün orucunu yer.)
(Edirneli Nazmi, Türk-i Basit isimli eserinden)
---
Rylands, Kur’an tercümesinde de Tengri kelimesiniŋ ‘’ilâh’’ aŋlamında kullanıldığını, bu kullanılışıŋ daha soŋraki metinlerde de yaygınlaşarak devam éttiğini görürüz:
Ol Tengrı kök içinde idi erür, hem yer içinde idi erür.
(Gökteki ilâh da yerdeki ilâh da O’dur) (Zuhruf 43/84) (Ata 2004: 126)
Yér kök idisi tuta and ol rûzî râstanıŋ mengizlik kim sözleyür sizler.
(Göğün ve yerin rabbine andolsun ki bu vaad, sizin konuşmanız gibi kesin ve gerçektir) (Zariyat 51/23) (Ata 2004:144)

9 Eylül 2016 Cuma

Moŋğol Gözüyle Göktürkçe: Хөх Түрүгийн Бичиг

Göktürkçe - Moŋğolca Arasındaki İlişkiyi Kuran İlk Eser: Хөх Түрүгийн Бичиг (KökTürük Bicig = Göktürk Yazısı)

Aşağıdaki eser Moŋğol dilinde yazılmış olup Orhun abidelerini aŋlatan bir eserdir. Benim için ayrıca önemi Göktürk harfleriyle geleneksel Moŋğol harfleri arasında da ilişki kurmasıdır. Hem Göktürk hem de Moŋğol yazısına ilgi duyanlar için eşsiz bir eserdir ve kesinlikle tavsiye édiyorum.


Yazar Hakkında: Yazar Öölet Dariin Baatar Moğolistan’da1937 yılında doğmuştur. 1957 yılında başkent Ulaanbaatar’daki Devlet Pedagojik Enstitü’nüŋ Moŋğol Dili ve Edebiyat bölümünü bitirmiş; 36 yıl öğretmenlik yaptıktan soŋra emekliye ayrılmıştır. Orhun abidelerini okuyarak çeviri yapmıştır.
Bu eserde Avrupa’da “Rünik” diye tanınan eski Orhun yazısınıŋ özelliklerini araştırmış ve bu yazıyı Türkleriŋ atalarınıŋ, yaşam şartlarına göre kendileriniŋ geliştirdiklerini ifade étmiştir. Ayrıca Orhun yazısında Moŋğolca kelimeleriŋ isim hâlleriniŋ bulunduğuna dikkat çekerek, Göktürkleriŋ, Moŋğollarıŋ atalarına katkıda bulunduğunu belirlemiştir.

6 Eylül 2016 Salı

Bilgisayarda Göktürkçe Yazmak

Bilgisayar fontlarında soldan sağa veya sağdan sola yazmak fonta aid değil, fonttaki harfe aid olan özelliktir. Mesela Times New Roman fontu kullanırken Latin harfleri soldan sağa gider; aynı fontuŋ Arab harfleri sağdan sola gider.

İnternette bulacağıŋız çoğu Göktürkçe font Latin tabanlı Göktürkçe fontlardır. Yani Latin harfleriniŋ karşılığına Göktürk harfleriniŋ şekli karşılık düşürülmüştür ki siz klavyeden kolayca Göktürkçe yazabilesiŋiz. Siz klavyede k ye bastığıŋızda klavye Latin k niŋ kodunu gönderir, bilgisayar siziŋ Latin k ye bastığıŋızı zann éder, font içinde Latin k ye karşılık Göktürk harfi grafiğini basar. Burada olay Latin harfleriniŋ kod aralığında gerçekleşir.

Unikod Kurultayı Göktürk (Old Turkic) harfleri için özel bir kod aralığı olmasını 2008'de kabul etti:
http://unicode.org/charts/PDF/U10C00.pdf
Yani artık Göktürk harfleriniŋ kendi kod aralığı var: 10C00-10C48. Bu aralıktaki harfler sağdan sola yazılacak şekilde Unikod Kurultayı tarafından belirlenmiştir. Android, IOS ve Windows işletim sistemleri Unikod tabanlı Göktürk harflerine artık uyum sağlamaktadır.

Kısaca, siziŋ Word gibi bir kelime işlemcide Göktürkçe yazabilmek için iki seçeneğiŋiz var:

1 - Başta anlattığım gibi Latin harfleriniŋ kodlarına Göktürkçe harfler karşılık düşürülmüş fontları (yani Latin tabanlı Göktürkçe fontları) kullanmak ki bu şekilde dört font yapmıştım:
http://kok-turk.blogspot.com.tr/2014/12/kokturukce-fontlarm.html
Bu şekilde siz Göktürkçe yazabilmek için normal klavyeŋizi kullanabilirsiŋiz. Ama kelime işlemci, siz Latin harfi girdiğiŋizi zann édeceği için metin soldan sağa ilerleyecek, bunu siziŋ eliŋizle düzeltmeŋiz gerekecek. Yani bu yöŋtemiŋ tek faydası: mevcud klavyeŋizden bu tür fontlarla Göktürkçe yazabilmeŋiz.

2 - Unikodda Göktürkçe'ye ayrılmış kod aralığına Göktürk harflerini karşılık düşüren bir font kullanmak ki ben bu fontlara Unikod Tabanlı Göktürkçe font diyorum, bu durumda yazı sağdan sola ilerler ve herhangi bir düzenleme yapmaŋıza gerek kalmaz. Bu şekilde yaptığım dört fontu:
http://kok-turk.blogspot.com.tr/2014/12/kokturukce-fontlarm.html
adresinden indirebilirsiŋiz. Windows 10 ile beraber gelen Segoe UI Historic, Google'uŋ ücretsiz dağıttığı Noto Sans Old Turkic, internetten bulabileceğiŋiz Quivira, Turik fontları da Unikod tabanlı Göktürkçe fontlardır. Bu durumda harfleriŋ kodlarını mevcut klavyeden giremezsiŋiz, bizleriŋ hazırladığı sanal klavye yazılımlarına ihtiyaç duyarsıŋız. Bu klavye yazılımlarla 10C00-10C48 aralığında kod girebilirsiŋiz.

Android Tabanlı Göktürkçe Klavye: http://kok-turk.blogspot.com.tr/2015/06/android-tabanl-gokturkce-klavye-old.html
Web Tabanlı Göktürkçe Klavye: http://kok-turk.blogspot.com.tr/2016/12/web-gokturkce-klavye.html
Windows Tabanlı Göktürkçe Klavye: http://kok-turk.blogspot.com.tr/2016/01/windows-tabanl-gokturkce-klavye-old.html

Göktürk tamgalarınıŋ yazım kurallarını bilmiyorsaŋız çeviriciler işiŋize daha çok yarayacaktır:
Web Tabanlı Göktürkçe Çevirici ÉŊ:
http://kok-turk.blogspot.com.tr/2016/01/web-tabanl-gokturkce-cevirici-e.html
Android Tabanlı Göktürkçe Çevirici ÉŊ: http://kok-turk.blogspot.com.tr/2015/11/android-tabanl-gokturk-yaz-cevirici-20.html

IOS kullanıcıları Unikod tabanlı Göktürkçe yazmak için web tabanlı uygulamaları kullanabilirler.

28 Ağustos 2016 Pazar

Üç Farklı Göktürkçe Hatt San'atıyla "Aşk"

30 yıldır hatt san'atıyla ve resimle ilgileniyorum. Arab, Latin, Çin, Kore, Moğol hattlarına 30 yıllık süre zarfında çok çalıştım ve her yazı sisteminden farklı şeyler öğrendim. Arab, Latin hatt san'atlarında kesik uçlu kalem tercih édilirken; Çin, Kore, Moğol hatt san'atlarında fırça tercih édiliyor.

Bazıları karmaşık çizgilerle süslenmiş yazıyı hatt zann édiyor. Halbuki gerçek hatt sadeliğiyle étkileyici olandır. Hatt san'atında süsü yazı taşımalı, yazının etrafındaki süslemeler değil. Aksi takdirde yapılan hatt san'atı değil süsleme sanatı olur. Bir hatta, harfler arasında gizli bir beŋzerlik ve ilişki olmalı. Bu beŋzerlik paragrafıŋ tümüne bakıldığında o hattıŋ kimliğini vérecektir.

Aşağıda kendim geliştirdiğim üç ayrı Göktürkçe hatt san'atıyla "aşk" sözcüğünüŋ yazımını göreceksiŋiz. Hatt san'atlarını aŋlattığım bağlantılar:
1- Koşan Fırça Hattıhttp://kok-turk.blogspot.com.tr/2016/08/gokturkce-el-yazm-2016.html
2- Çentikli Kesik Hattıhttp://kok-turk.blogspot.com.tr/2016/08/gokturkce-hatt-calsmam-2008.html
3- Ağır Fırça Hattıhttp://kok-turk.blogspot.com.tr/2015/07/gokturkce-hatt-calsmas.html

27 Ağustos 2016 Cumartesi

Türkleriŋ Anadolu'da İlk Adımları

Türkler Anadolu'ya sanıldığınıŋ aksine ilk kez M.S. 1071'de değil, M.S. 395'de gelmiştir. Anadolu’da ilk Türk izlerine özellikle Doğu Anadolu’da rastlamak mümkündür. Günümüze ulaşan Doğu Anadolu'da bulunan eşyalar, mezar kalıntılarında Hunlarıŋ kullandığı tamgalar görülmektedir ki bu tamgalar Orhun runik yazımızıŋ daha öŋceki formudur. Attila M.S. 440'ta bu abacayı bugünkü Macaristan'a taşırken, Basık ve Kursık Başbuğlar M.S. 395'de abacayı Anadolu'ya taşımıştır. Attila'nıŋ bugünkü Macaristan coğrafyasına taşıdığı bu abaca 1850'lere kadar Macaristan'da kullanılmıştır (Bakıŋız: http://kok-turk.blogspot.com/2015/02/szekely-rovas-futhark-abacalarn.html). Macaristan'a taşınan bu abacanıŋ tamgaları evrimleşirken, Orta Asya'da kullanılmaya devam éden ve 850'lere kadar kullanılan Göktürk abacasınıŋ tamgalarından kısmen farklılaşsa da, Göktürkçe gibi sağdan sola yazılmaya devam étmiştir. Yani Attila'nıŋ Avrupa'ya taşıdığı abacanıŋ kökeni, Basık ve Kursık Başbuğlarıŋ Anadolu'ya taşıdığı abacanıŋ kökeni ve Orhun abacasınıŋ kökeni aynı ve atalarımız olan İskitler'den gelmektedir.

Aşağıda Türkleriŋ Anadolu seferleriniŋ bir kronolojisini bulacaksıŋız:

M. S. 395 - Anadolu’ya ilk olarak giren Türkler Batı Hunları’dır. Bunlar Türkistan’dan göç édip batıya doğru ilerleyerek, hareketli ve çevik askerleri sayesinde Karadeŋiz’iŋ kuzeyindeki Alan, Ostrogot ve Vizigotları kolaylıkla yenerek dağılmalarını sağlayıp, Avrupa Hun Devleti’ni kurdular. Avrupa Hunları, Tuna nehrini geçerek Batı Roma ve Bizans topraklarını ele geçirmeye başladılar (378). Avrupa Hunları, Roma İmparatoru I. Theodosios’un ölümünden soŋra seferlerini daha da hızlandırarak Balkanlar üzerinden Trakya’ya yürüdüler. Avrupa Hunlarınıŋ doğu bölümü ise Kafkas dağlarını aşarak Anadolu’yu istilâya başladılar (395). Kafkaslar üzerinden Anadolu’ya yapılan seferleri Batı Hunlarının doğu kuvvet kumandanları Kursık ve Basık adındaki iki başbuğ yönlendiriyordu (398). Romalıları olduğu kadar Sâsânî İmparatorluğunu da telaşa düşüren bu akında Avrupa Hun süvarileri, Erzurum üzerinden Karasu ve Fırat havzalarını geçerek Melitene'ye (Malatya) ulaştılar. Kilikkia'yı da (Çukurova) istilâ eden bu askeri birlikler, Edessa (Urfa) ve Antakya kalelerini kuşattılarsa da almayı başaramadılar. Buradan Suriye'ye inerek sahildeki Sayda ve Tyros'u (Sur) şehirlerine baskın yaparak bölge halkına oldukça korkulu günler yaşattılar. Oradan da Kudüs'e yöneldiler. Çok süratli cereyan éden bu akınlarıŋ neticesinde Suriye taraflarında fazla kalmayan Avrupa Hunları soŋbahara doğru, kuzeye çark ederek Orta Anadolu'ya, Kappadokia-Galatia (Kayseri-Ankara ve havalisi)'ya ulaştılar ve oradan Azerbaycan-Bakü yolu ile kuzeye, merkezlerine döndüler. Bu akın, Türkler'iŋ Anadolu'da, tarihî kayıtlarda sabit ilk görünüşleridir. 398'de daha küçük çapta tekrarlanan bu akınlar karşısında Doğu Roma'nıŋ genç imparatoru Arkadios hiçbir ciddi tedbir alamamıştır. Ne var ki Hunlarıŋ Anadolu’da yérleşmeye dönük bir teşebbüsleri olmadı. Edassa (Urfa) Piskoposu Efraim, Avrupa Hunları’nıŋ Anadolu seferlerini “Onlar Ye’cüc ve Me’cüc süvarileridir. Atları ile fırtına gibi uçarlar. Onlara hiç kimse karşı koyamaz” diye özetlemiştir (Kafesoğlu, 1976, s. 700 -701; Aynı mlf. 1977, s. 53; Sevim, 2000,s. 33 - 34; Kafalı, 2002, s. 177; Yıldız, 2000, s. 71 - 75).

M. S. 516 - Avrupa Hunları’ndan soŋra Türkleriŋ Anadolu’ya ikinci gelişi Sabar/Sibirler tarafından olmuştu (Sevim, 2000, s. 34; Aşan, 1989, s. 25 - 26). Taŋrı Dağları’nıŋ batı bölgeleri ile İli, İdil, Don ve Kuban ırmakları arasındaki bölgede Hunlara tabi olarak yaşayan Sabar Türkleri, 508 yılında sınırlarını Doğu Avrupa’ya kadar géŋişleterek bağımsız devletlerini kurdular. Sâsânîler ile birlik olup Bizans’a saldırarak (Başvat, 1941, s. 58 - 60; Sevim, 2000, s. 34) Kafkaslarıŋ güneyine kadar olan toprakları istilâ ettiler. Daha sonra Azerbaycan yoluyla Anadolu’ya girerek Doğu ve Orta Anadolu’yu istila edip çok sayıda ganimet ele geçirdiler (516). Kayseri, Konya ve Ankara’ya kadar ilerleyen Sabarlar, tekrar aynı yollardan yurtlarına çekildiler (Sevim, 2000, s. 14 - 15; Kafalı, 2002, s. 177).

M. S. 530 - Türkler, yalnız Kafkaslar üzerinden değil Balkanlardan da Anadolu’ya gelmişlerdi. 530 yılında Bizans tarafından bozguna uğratılan Bulgar Türkleriniŋ bir bölümü, Anadolu’ya geçirilerek Trabzon havalisi ile Çoruh ve Yukarı Fırat bölgelerinde iskân ettirilmişlerdi. Bizans imparatoru II. Justinyen ve Heraklius, Farslılar ile savaşmaları için Avar Türklerinden bir kısmını Balkanlardan Anadolu’ya getirerek doğuda İran sınırlarına yerleştirmişlerdi.

M. S. 683 - Bizans İmparatorluğu’na karşı sürekli akınlar yapan Hazar Türkleri, (683-686) tarihleri arasında Kafkasları aşıp Anadolu’ya girerek bölgede ki Arap emirliklerini yıktılar (Güzel ve Seferoğlu, 1986, s. 38).

M. S. 755 - Bizans İmparatoru V. Konstantinos, Bulgar Türkleri’niŋ bir kısmını Araplarla savaşmaları için Balkanlardan Anadolu’ya getirip Tohma ve Ceyhan havzalarında iskân ettirmişti (M. H. Yınanç, 2009,s. 21; Güzel ve Seferoğlu, 1986, s. 36). Bulgar Türkleriniŋ dışında Avar, Peçenek, Uz, Kuman-Kıpçak Türkleri de Bizans ordusunda önemli hizmetlerde bulunmuşlardı. Bunlar Bizans tarafından Fars, Arap ve Ermenilere karşı topraklarını korumak üzere Balkanlardan Anadolu’ya geçirilip değişik yérlere iskân ettirilen Hıristiyan Türkleridir. Bunlar Oğuz Türklerinden evvel Anadolu’ya gelmiş buralarını yurt edinmişlerdi (Güzel ve Seferoğlu, 1986, s. 36). Bu Türklerden Kuman-Kıpçaklarıŋ Anadolu’ya gelişleri iki yoldan olmuştur. Gürcistan üzerinden Doğu Anadolu ve Doğu Karadeŋiz’e yérleşenler ile Bizans tarafından sınırları korumak üzere Balkanlardan getirilenler. Değişik nedenlerden dolayı Anadolu’ya gelen Türkleriŋ çoğunluğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da iskân ettirilmişlerdi (Güzel ve Seferoğlu, 1986, s. 37).

Anadolu topraklarınıŋ Selçuklu hücumlarına maruz kaldığı tarihlerde de Balkanlardan Anadolu’ya Hıristiyan Türkleriŋ gelişi devam étmiştir. Türkistan’dan Karadeŋiz’in kuzeyine göçen Peçenekler Tuna’nıŋ kuzey sahillerine geldi (Kurat, 1937, s. 537 - 538; Turan, 1969, s. 242 - 244). Balkanlardaki Türk kavimleri arasında sorunlar başlayınca Peçenekleriŋ bir kısmı Bizans topraklarına göç étti (1048 - 1049). Tuna boylarındaki uçlara yérleştirilen Peçenekler zamanla Hıristiyan oldular. Bu Peçeneklerden onbeş biŋ kişilik bir kuvvet, Bizans tarafından Selçukluya karşı kullanılmak üzere Anadolu’ya sevkédildi. Fakat bunlar Üsküdar üzerinden geri dönerek Balkanlardaki ırkdaşları ile birlik olup Bizans’a saldırdılar. Hüseyin Hüsameddin “Amasya Tarihi” adlı eserinde bu konuya şöyle temas etmektedir: “Rumlar ve Ermeniler Anadolu’da ikâmet eden Peçenek ve Kumanları siyâsi nüfuzları sayesinde Hıristiyan yapmışlardır. Sonradan Hıristiyan olan bu Peçenek ve Kumanlardan Ortadoks olanlar Rumluğa, Gregoryen olanlarda Ermeniliğe temsil édilmiş oldukları münasebetle, Müslüman Türkleriŋ Anadolu’ya gelişlerinde bunlardan bazıları Müslüman olarak Türklere diğerleri de Ermeni ve Rumlara karışmıştır” (Hüsameddin, 1929 - 1932, s. 160).

Yararlanılan Kaynaklar:
http://www.e-tarih.org/sayfa.php?sfid=8
Abdullah Kaya, "Başlangıcından 1071’e Kadar Türklerin Anadolu’ya Akınları Hakkında bir Değerlendirme", Ekev Akademi Dergisi Yıl: 18 Sayı: 59, Sayfa: 211.

25 Ağustos 2016 Perşembe

Göktürkçe El Yazısı Çalışmam : Koşan Fırça Hattı - 2016


Göktürkçeyi günlük hayatta kullanırken düz bir şekilde (bir harf içinde kalemi kaldırarak) yazıyorum. Göktürkçeyi hızlı yazmak için bir el yazısı geliştirmek uzun zamandır aklımdaydı. Aşağıda geliştirdiğim el yazısını göreceksiŋiz. Bir harf içerisinde kalem hiç kalkmıyor ve dikey çizgiler her zaman yukarıdan aşağı yazılacak şekilde ayarladım.


Bu hattı geliştirirken Çin hatt san'atınıŋ Tsao-Shu ( 草 書 ) tarzından esinlendim.
Tsao-Shu ( 草 書 ) hattı.

Çincede bir ideogramı oluşturan çizgiler hep belli bir sırada vurulur. Çin hattı fırçayla yapılır. Bu geliştirdiğim hatta, hem hızlıca yazılabildiği hem de fırçayla daha güzel yazılabileceği için Koşan Fırça Hattı adını vérdim. Aşağıda örnek yazılar göreceksiŋiz.

"aşk"

 

Göktürkçe Hatt Çalışmam : Çentikli Kesik Hattı - 2008

Her hakkı saklıdır. Kaynak göstermek şartıyla kullanabilirsiŋiz.

30 yıldır hatt san'atıyla ve resimle ilgileniyorum. Arab, Latin, Çin, Kore, Moğol hattlarına 30 yıllık süre zarfında çok çalıştım ve her yazı sisteminden farklı şeyler öğrendim. Arab, Latin hatt san'atlarında kesik uçlu kalem tercih édilirken; Çin, Kore, Moğol hatt san'atlarında fırça tercih édiliyor.

Bazıları karmaşık çizgilerle süslenmiş yazıyı hatt zann édiyor. Halbuki gerçek hatt sadeliğiyle étkileyici olandır. Hatt san'atında süsü yazı taşımalı, yazının etrafındaki süslemeler değil. Aksi takdirde yapılan hatt san'atı değil süsleme sanatı olur. Bir hatta, harfler arasında gizli bir beŋzerlik ve ilişki olmalı. Bu beŋzerlik paragrafıŋ tümüne bakıldığında o hattıŋ kimliğini vérecektir.

Aşağıda 2008 yılında geliştirdiğim hattı göreceksiŋiz. Geliştirdiğim bu hattaki tipik karakteristik dikey çizgilerin tepesinde sol-yukarı çapraz bir çentiğiŋ olması. Bunu dikey çizgiye sahib olmayan (e)b, (e)d, (e)g, (e)l, (e)r, (a)t, (a)y, ş, iç gibi bu çentiği taşıyabilecek harflere uyguladım. Yazı ayrıca kesik uçlu kalemle yazıldığından bu hatta Çentikli Kesik Hattı adı vérdim.



Aşağıdaki metnde "Türük, Oguz begleri, budun eşiding! Üze tengri basmasar, asra yir telinmeser, Türük budun, ilingin, törüngin kem artatı, udaçı erti? Türük budun ertin, ökün! Bilge Kagan" yazıyor.

18 Temmuz 2016 Pazartesi

Dokuz Dilde Bilge Kagan'ıŋ Sabı

Bugün 1995 yılında farklı dillerde hazırladığım, Bilge Kağan'ıŋ meşhûr sözünü buldum. Tabi o zamanlar Google Çeviri yoktu :-) Hattâ doğru düzgün bilgisayar bile yoktu. Veya Japonca gibi dil öğreten kitablar yahud sözlükler. O zamanlar dil öğrenmek büyük emek istiyordu. Bendeki dil merakı dolayısıyla böyle şeyler sık sık hazırlıyordum. İngilizcesini, Arabçasını ve Japoncasını ben çevirdim. Diğer dilleri bilen arkadaşlardan ricâ étmiştim. Çevirilerde hata olursa afvola! Büyütmek için resmi tıklayabilirsiŋiz.

Bilgisayarda yazılmış hâli:

10 Temmuz 2016 Pazar

Düğüm Kitablarım

2008 yılından bu yana dekoratif düğümler yapıyorum. Yaptığım bazı düğümleri bu bağlantıda görebilirsiniz. Elimde düğümleme ile ilgili farklı dillerde çok sayıda sayısal ve basılı kitab var. Basılı kitablarımıŋ bazılarını aşağıda görebilirsiŋiz. Bu kitablarıŋ çoğu sınırlı sayıda basılmış ve günümüzde bulunması zor kitablar (Özellikle Ron Edwards'ıŋ kitabları ve Çince kitablar).


17 Haziran 2016 Cuma

G/Ğ → V, Y

Her hakkı saklıdır. Kaynak göstermek şartıyla kullanabilirsiŋiz.

1 Kasım 1928'de latin harflerini kabul étmeden öŋce, bugün v ve y ile seslendirdiğimiz bazı kelimeleri g/ğ ile seslendirir ve yazardık. Örneğin:
Atıŋ üstüne konan "eyer" de eskiden eğer şeklinde yazılırdı. Şemseddîn Sâmî Kamûs-i Türkî'de "şayed" aŋlamındaki "eğer" yazarken kef'in keşîdesiniŋ üstüne çizgi çekmiş, at sırtı oturağı aŋlamındaki "eyer" de keşîdeniŋ altına çizgi çekmiştir.

Bugün Türkiye Türkçesinde hâlâ ğ ile seslendirmeyi koruduğumuz bazı kelimeler Azerbaycan Türkçesinde y ile seslendirmektedirler (Örn: göğüs -> göyüs, eğlence -> eylence). Ben günlük yazışmalarımda daima kelimeleriŋ asıllarını kullanmağa (bugünkü Türkçede "kullanmaya") çalışıyorum.

12 Haziran 2016 Pazar

Android'de Göktürkçe Desteği için Google'a ve Samsung'a Yazdığım E-posta

Apple'ıŋ IOS 9.0 sürümünden sonra IPhone ve IPad kullanıcıları Göktürk harflerini görebilirken Android kullanıcıları hâlâ göremiyor (ve ben görebilmek için birçok entrika üretmek zorunda kalıyorum). Ben de Google'uŋ ve Samsung'uŋ font bölümüne defalarca aşağıdaki e-postayı yazdım:

Subject: Old Turkic support (10C00 - 10C48)

Dear Google, Dear Samsung,

Starting with Unicode 5.2, Old Turkic script is included in Unicode standard: http://unicode.org/charts/PDF/U10C00.pdf. Windows 10's Segoe UI Historic, Google's Noto Sans Old Turkic (https://www.google.com/get/noto/#sans-orkh) and many other fonts support Old Turkic. The Old Turkic font from Noto (NotoSansOldTurkic-Regular.ttf) has been available in AOSP since Marshmallow: https://android.googlesource.com/platform/external/noto-fonts/+/64b067c2f441336f3796d37603d9880a1bfadfd8. Even though Old Turkic has been in the AOSP distribution, but it has not been included in the default configuration actually shipping on devices. So Old Turkic characters cannot be shown unless vendors explicitly opt-in.

I was using my custom Unicode Old Turkic font in KitKat, but I can no longer change the system font with a custom font in both Marshmallow and Nougat.

Noto Sans Old Turkic is free by Google and Samsung can add it to system font.

While Iphone and IPad show Old Turkic characters after IOS 9 update, Samsung and other Android phones still have not being able to show.

So, please fix this problem by adding Old Turkic characters to Samsung system font or Samsung Sans font as soon as possible (in Firmware updates or Samsung Sans font in Samsung market)

Thank you,
Best Regards,

Tuğrul Çavdar, Ph. D.
Asistant Professor
Department of Computer Engineering
Faculty of Engineering
Karadeŋiz Technical University
Trabzon 61080 Türkiye

The following script was written with Old Turkic:

𐱃𐰆𐰍𐰺𐰞:𐰲𐰉𐰑𐰺
𐰑𐰆𐰲𐰦:𐰑𐰸𐱃𐰆𐰺
𐰋𐰃𐰠𐰏𐰃:𐰽𐰖𐰺:𐰢𐰜𐰦𐰾𐰠𐰏𐰃:𐰋𐰇𐰠𐰢𐰇
𐰢𐰜𐰦𐰾𐰠𐰚:𐰯𐰴𐰇𐰡𐰀𐰾𐰃
𐰴𐰺𐰀:𐰓𐰭𐰔:𐱅𐰚𐰤𐰚:𐰇𐰤𐰃𐰋𐰼𐰾𐱅𐰀𐰾𐰃
𐱃𐰺𐰉𐰔𐰆𐰣:𐱅𐰇𐰼𐰜𐰃𐰘𐰀

CV : http://ceng2.ktu.edu.tr/~ulduz : 𐰇𐰔𐰏𐰲𐰢𐱁
Personal Blog : http://tamga.org : 𐰚𐰃𐱁𐰃𐰾𐰠:𐰉𐰞𐰆𐰍

3 Haziran 2016 Cuma

Göktürkçesini Göremeyen Var mı?

Taŋrı güç verdiği için babam kaganıŋ ordusu kurt gibiymiş, düşmanı koyun gibiymiş.


Taŋrı buyurduğu için ülkelileri ülkesiz komuş, kaganlıları kagansız komuş, düşmanları itaatkâr kılmış, dizlilere diz çöktürmüş, başlılara baş eğdirmiş.


Türk, Oğuz beyleri, milleti işidiŋ! Üstte gök basmasa, altta yer delinmese, Türk milleti, ülkeŋi, töreŋi kim bozabilir, yıkabilir? Türk milleti titre, kendiŋe gel!


Babamızıŋ, amcamızıŋ kazandığı milletiŋ adı yok olmasın diye Türk milleti için gece uyumadım, gündüz oturmadım.

28 Nisan 2016 Perşembe

Göktürkçede Birincil Uzun Üŋlüler

Her hakkı saklıdır. Kaynak göstermek şartıyla kullanabilirsiŋiz.
Aşağıdaki tabloda Göktürk harfli metinlerde geçen uzun ünlülü (ünlünüŋ üzerinde çizgi var) sözcükleriŋ listesini göreceksiŋiz. Sağdakiler kısa üŋlü beŋzeş sesli sözcüklerdir.
Normalde a/e sözcük başında ve ortasında yazılmamasına rağmen ilk hecedeki uzun üŋlüler muhakkak yazılmıştır. Örneğin: a+(a)K, a+(a)T hem "a" hem de kalın K, kalın T yazılması gibi.

http://kok-turk.blogspot.com.tr/2015/04/gokturk-harflerini-kullanm-klavuzu.html adresindeki Tablo 2'de 18 aded ık+ı, 44 aded ok/uk+o/u ile başlayan sözcükler, [Talat Tekin, “Türk Dillerinde Birincil Uzun Üŋlüler “,’ Türk Dilleri Araştırmalar Dizisi 13, Ankara, 1995] kitabınıŋ aşağıda vérilen 90.-91. sahîfelerindeki listede yoktur. Buradan aŋlaşılacağı üzere ok/uk harfinden soŋra kullanılan o/u, ık harfinden soŋra kullanılan ı, ök/ük harfinden soŋra kullanılan ö/ü uzun üŋlüler değildir. Sözcük başında kullanılan ık, ok/uk, ök/ük harfinden soŋra üŋsüz harf hiçbir zaman gelmemiş, muhakkak sırasıyla ı, o/u, ö/ü kullanılmıştır. ık, ok/uk, ök/ük üŋ öŋüne ı, o/u, ö/ü konulursa (o/u+ok/uk, ı+ık, ö/ü+ök/ük) uzun üŋlü olur, peşine konulursa (ık+ı, ok/uk+o/u, ök/ük+ö/ü) uzun üŋlü olmaz. Peşine koyma da sadece sözcük başlarında olur. Göktürkçede hece yapısı ünlü+ünsüz   dür, günümüzdeki gibi ünsüz+ünlü değil.


Talat Tekin, "Tarih Boyunca Türkçenin Yazımı", Türk Dilleri Araştırmaları Dizisi: 19, Ankara, Simurg, 1997.

20 Nisan 2016 Çarşamba

İnsanoğlu ve Zaman

(Wilhelm Radloff'uŋ 1892'de eserlerinde kullandığı bu Göktürkçe hattı günümüz bilgisayar fontuna dönüştüren Sayın Levent Alyap'a ve Prof. Dr. Cengiz Alyılmaz'a teşekkür éderim.)