29 Ekim 2020 Perşembe

Windows KökTörükçe Klavye Düzeni

Windows KökTörükçe Düzeni
𐰜𐰇𐰚∶𐱅𐰇𐰼𐰜𐰲𐰀∶𐰋𐰃𐱅𐰏𐰲𐰃
(KökTürükçe Bitigçi = Göktürkçe Yazıcı)
Soŋ Güncelleme: 30/10/2020
Her hakkı saklıdır. Kaynak göstermek şartıyla kullanabilirsiŋiz.

Donanımsal klavyeŋizle tümleşik çalışan KökTörükçe klavye düzeni ile artık eskiden yaptığım Windows tabanlı sanal klavyede KökTörükçe yazıp, oradan kopyalayıp başka uygulamalara yapıştırmağa gerek yok. Doğrudan istediğiŋiz masaüstü ve web uygulamalarında donanımsal klavyeŋizden KökTörükçe yazabileceksiŋiz.


Bunuŋ için yukarıdaki yazılımı indirip, RAR dosyayı açıp setup.exe dosyasını çalıştırmaŋız gerek. Kurulum tamamlandıktan soŋra aşağıdaki adımları izlemelisiŋiz:

Başlat 
Ayarlar
Zaman ve Dil
Dil
Türkçe
Seçenekler
Klavye Ekle
𐰜𐰇𐰚∶𐱅𐰇𐰼𐰜𐰲𐰀∶𐰋𐰃𐱅𐰏𐰲𐰃

Bunları yaptıktan soŋra ekranıŋız araç çubuğunuŋ solundaki TUR yazan dil ikonunu tıkladığıŋızda kurduğuŋuz diller+klavyeler ekranıŋ sağ altından aşağıdaki gibi yükselir:

Bunlar arasında 𐰜𐰇𐰚∶𐱅𐰇𐰼𐰜𐰲𐰀∶𐰋𐰃𐱅𐰏𐰲𐰃 yi seçmeŋiz durumunda artık fiziksel klavyeŋiz aşağıdaki düzeni alır:
Shift veya CapsLock ile:

Eğer Windows'uŋ Ekran Klavyesi aracını kullanmak isterseŋiz şöyle görünecektir:

Kurt Başlı Sancak

İskitler (Sakalar), Sarmatlar, Kuŋlar (Huŋ) ve KökTörükler Kurt Başlı Sancak kullanmışlardır. Bu sancak savaşta alplere cesaret vėrirdi. Ordunuŋ eŋ öŋünde bu sancak taşınırdı. Jean Paul Roux, savaşta alpleriŋ kurt gibi uluduğunu yazar. KökTörükler döneminde Kagan'ıŋ otağınıŋ doğu kapısında (KökTörüklerde ana giriş kapısı her zaman doğudandır) Kurt Başlı Sancak sallanırdı. 581 yılında Doğu KökTörük Kaganlığınıŋ zayıflamasıyla oŋa bağlı olan Batı KökTörük Yabgusu Tardu'ya Çin hükümdarı Kurt Başlı Sancak göndererek onu tüm KökTörükleriŋ kaganı olarak tanıdığını bildirmiş, bunuŋ üzerine Tardu bağımsızlığını ilan ėtmiş ve KökTörük Kaganlığı doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrılmıştı. Aşağıda, Kuzey Kazakistan'da bulunan 7. - 8. yüzyıllarda kullanılan Kurt Başlı Sancak görülmektedir.

KökTörük Silahları

 

22 Eylül 2020 Salı

Türk Yayıncılığında KökTürükçeyle ilgili İlk Haber

Orhun beŋgütaşları ilk kez 1889'da bulunmuştur. Alman asıllı Rus bilim adamı Wilhelm Radloff, bu beŋgütaşlarıŋ içeriğini KökTürük harfleriyle 1892'de yayınlamıştır. Bu beŋgütaşlardaki yazılar ve KökTürük yazısı 1893'te Danimarkalı Türkolog Vilhelm Thomsen tarafından çözülmüştür. KökTürükçe'den Türk yayıncılığında ilk kez İkdâm (إقدام) gazetesinin 200. sayısında (Rûmî: 5 Şubat 1310, Mîlâdî: 17 Şubat 1895) , Necîb Âsım tarafından “Hutût-ı Kadîme-i Türkiyye (خطوط قديمهٔ تركيه)” makale-i mahsûsasında bahs ėdilmiştir. Makaleniŋ bir kısmını bulabildim ve Latin harflerine çevirdim.


Osmanlı harflerinden günümüz harflerine çevirim aşağıdadır:
Kaynak göstermeden kullanmayıŋız

Makale-i Mahsûsa
Hutût-i Kadîme-i Türkiyye


Kadîmen Avrupa'nıŋ şimâl-ı ğarbi (kuzey batısı) tarafında isti'mâl ėdildiği (kullanıldığı) anlaşılan bir nev'i hatt-ı tasvîriye (resm yazısı) "run" dėnilmektedir. Bir takım zevâtıŋ rivâyetine göre bu kelime İskandinavyacada bulunan ve (esrâr) ma'nâsına gelen "runa" kelimesinden alınmışdır. Bu rivâyetiŋ sâhibleri bu hurûfuŋ gizli şeyler yazılmağa mahsûs olduğunu ileri sürüyorlar. Diğer bir fırka da bunuŋ "runes" masdarından müştak olduğu re'yinde bulunuyor. Bu masdar "çizmek" ma'nâsına geldiğinden ve yazılar da taş, ağaç ve ma'denleriŋ üzerini çizerek hâsıl ėdildiğinden bu ism vėrilmişdir dėyorlar.

Her ne ise bu yazılar levhalarda kullanıyordu. Hâlâ İsveç'iŋ bir çok yerlerinde husûsuyla (Uppland) eyâletindeki kayalar üzerinde vâsıta-i tezâkür olmak üzere bu yazılara çokça tesâdüf ėdilmektedir. Yazılarıŋ zaman-ı isti'mâli (kullanımı) de efkâr-ı ulemâyı (bilim adamlarınıŋ fikirlerini) işğal ėden mesâil sırasına geçmiş ve nihâyet mîlâd-ı İsâ'dan (a. m.) pek de evvel olduğunu hemân kabul ėdilmişdir. Bu yazınıŋ kıdemi hakkındaki ihtilâf-âra menşei ve mevridi hakkında da tekevvün ėtmiş ve bu da Asya'da kelime olduğuna kanâat-ı umûmiye hâsıl olmakla hall olunmuşdur. (Run) denilen bu yazılar on dördüncü asr-ı mîlâdîde bile...

Daha soŋralarında Osmanlı döneminde KökTörükçe ve beŋgütaşlar üzerine birkaç eser daha yazılmıştır. İşte bu eserler ve bazı sahîfeleri:

Necîb Âsım - Eŋ Eski Türk Yazısı - 1899

Şemseddîn Sâmî - Orhun Âbideleri - 1903

Necib Âsım - Orhun Âbideleri - 1921

13 Mayıs 2020 Çarşamba

Karamanoğlı Mehmed Beğ'iŋ Türkçe Fermanı

1277 yılında Türkçeniŋ zayıfladığı, Farsça ve Arabca karşısında itibarsız görüldüğü Anadolu’da Karamanoğlı Mehmed Beğ bir ferman yayınlar ve Türkçeniŋ konuşulmasını zorunlu kılan, Türkçeniŋ resmî dil olduğunu belirten bir ferman yayınlar:

3 Mayıs 2020 Pazar

Ne Mutlu Türk'üm Diyene!

"Ne Mutlu Türk'üm Diyene" cümlesiniŋ KökTörük ve eski Uygur üsügleriyle yazılışı:

9 Şubat 2020 Pazar

𐰭 = ŋ , 𐰪 = ñ

Çoğu arkadaşımız nazal ŋ (𐰭) 'yi yazmak için ñ kullanıyor ama bu yaŋlıştır. Ben de 1994'lerden 2010'lara kadar bu hataya düşmüştüm.

ñ = ny/yn harfine karşılıktır (İspanyoncada Siñor uŋ Sinyor okunması gibi). Bilimsel literatürde nazal ŋ = kef-i nun (ڭ)= geŋizcil ŋ harfi ŋ ile yazılır, ñ ile değil; ñ = 𐰪 harfine karşılıktır.

ŋ kutupsuz sessizdir; n+g şeklinde bir çift sessiz değildir; herkes bu yaŋılgıya düşüyor. Aynı şekilde ñ (ny/yn) de kutupsuz sessizdir; n+y şeklinde çift sessiz değildir. Bakıŋız:
http://bilig.yesevi.edu.tr/yonetim/icerik/makaleler/1946-published.pdf (ilk sayfada Öz bölümü)
http://www.tekedergisi.com/Makaleler/1770739505_1sertkaya.pdf (2. sayfa b) maddesi, 3. sayfada e) maddesi ve 4. sayfada h) maddesinden soŋraki paragrafta "Bu mukayeseli imlâlarda da görüleceği üzere ny çift ünsüz değil, tek bir sestir.")

ŋ ve ė yi telefonda yazmakta zorluk çekiyorsaŋız yaptığım şu Göktürkçe klavyeyi kullanabilirsiŋiz; Latin arayüzünde ŋ ve ė vardır. Klavyede dört arayüz var: Latin, simge, Orhun, Yenisey: http://www.kok-turk.blogspot.com.tr/2018/05/android-tabanl-ekran-ustu-on-screen.html

25 Aralık 2019 Çarşamba

Eski Uygurca'da Türük'üŋ Yazılışı

"Türük" sözcüğünüŋ Uygurlar dönemindeki yazılışına eŋ uygun formu aşağıda vėrilmiştir (iki yazılı resimde sağda dik inen). Moŋgollar Uygurlardan bu yazıyı aldıktan soŋra Çin yazısında fırçanıŋ kullanılmasınıŋ ėtkisiyle bu yazıyı fırçayla yazmağa başladılar (tek yazılı resim).



4 Kasım 2019 Pazartesi

Türklerde At Kuyruğunu Bağlamak

At kuyruğu bağlama geleneği, Türkleriŋ savaş adetlerindendi. Eski Türkler savaşa giderken atlarınıŋ ayaklarına dolanmasın diye kuyruklarını bağlarlardı. At kuyruğu bağlamak veya örmek kahramanlık ve yiğitlik işâreti sayılmaktaydı. Hunları aŋlatan Çin taş oymalarında atlarıŋ kuyrukları bağlıdır. Bu gelenek Sakalarda (İskitler) da görülmüştür. Osmanlı padişahları da savaşa giderken atlarınıŋ kuyruklarını bağlamışlardır.
Tonyukuk, Türk milletiniŋ içine at kuyruğu bağlı (savaşmak için gelen) düşman sokmadığını aŋlatır. Fal kitabı Irk Bitig'de "atınıŋ kuyruğunu bağlayıp gururla koştur" şeklinde bir ibare vardır. Kaşgarlı Mahmûd da DLT eserinde yiğit bir alpıŋ atınıŋ kuyruğunu ördürdüğünü aŋlatır.

 Sakalara aid Issık kurganında (MÖ. 5. yüzyıl) bulunan alp ve kuyruğu bağlı at heykeli

Dünyanıŋ bilinen ilk halısı: Pazırık halısı Türklere aid ve M. Ö. 3. yüzyılda yapılmıştır. Pazırık halısı, Altaylarıŋ Pazırık bölgesinde keşf ėdilen kurganda bulunmuştur. Bu halıda da kuyruğu düğümlü atlarıŋ üzerinde savaşçılar vardır. Pazırık halısına bakıldığında içi desenlerle süslü bordürlar, Anadolu Türklüğü halıcılığında hâlâ korunmuştur.

Hun atı

Atınıŋ kuyruğu bağlı bir Türk alpı

1 Ekim 2019 Salı

Toŋ Yabgu ve 2. Hüsrev Perviz


Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV), çevre hükümdârlara İslâm'a davet mektûbları göndermişti. Peygamberimiz, bugünkü İran'ıŋ yėrinde olan Sâsânî (ساساني) Devleti (205-651) Kisrâsı 2. Hüsrev Perviz'e (خسرو پرویز , kisrâlık: 590-628) de Abdullah bin Huzâfe es-Sehmî (عبد الله بن حذافة السهمي) ile 628 yılında mektûb göndermiş, 2. Hüsrev Perviz kendisine gelen mektûbu yırtıp yėre atmış ve hakaret etmişti. Bundan dolayı peygamberimiz, Kisrânıŋ mülkünüŋ (ülkesiniŋ) paramparça olması için bedduâ ėtmiştir. Müslüman Arablar, Sâsânîleriŋ güney komşusuydu; Sâsânîleriŋ kuzeyinde ise KökTürük Devleti (552-745) vardı. Toŋ Yabgu (𐱃𐰆𐰭∶𐰖𐰉𐰍𐰆 , Tardu'nuŋ oğlu, İstemi'niŋ torunu, kaganlık: 619-630) batı KökTürükleriŋ Yabgu'su olmuştu. Toŋ Yabgu, Sâsânîleri kendisine bağlamak istiyordu. 2. Hüsrev Perviz'e aşağıdaki mektûbu yolladı:

Ben, Teŋri tarafından üstün kılınmış Aşina soyunuŋ Batı KökTürük Devleti´niŋ Yabgusu, Kuzeyiŋ Efendisi Toŋ Yabgu. Türk'e karşı gelmek Teŋri’ye karşı gelmektir, Türklere karşı koymak kimseniŋ haddine değildir. Elçimle beraber, Devletime üç sandık dolusu altın yollarsaŋız oraya Tudun (Kagan'ıŋ temsilcisi olarak atanan bölgesel yöŋetici) atayıp baŋa itaat ėtmeyi kabul ederseŋiz savaşmaktan vazgeçerim.

Türkleri henüz tanımayan 2. Hüsrev Perviz, mektubu getiren ėlçiyi işkence ederek öldürtmüş, parçalara ayırarak üç sandıkla Toŋ Yabgu'ya göndermiştir. Bu, herhalde o tarihe kadar Türklere karşı yapılmış eŋ büyük hakâret ve aptallıktı. Deliye dönen Toŋ Yabgu, yėğeni Böri Şad (𐰋𐰇𐰼𐰃∶𐱁𐰑) ile ordusunu toparlayıp 2. Hüsrev Perviz'iŋ bulunduğu Derbent kalesine (bugünkü Dağıstan Cumhûriyetinde) saldırdı. Öŋce kaleyi büyük bir ok yağmuruna tutmuş, soŋra surlardan içeri girip içeride taş üstünde taş bırakmamışlardır ve 2. Hüsrev Perviz öldürülmüştür (628). Aynı yıl Sâsânî asilleri, Kisrâ olarak 3. Yezdigerd'i atasa da, zayıflayan Sâsânî Devletine güneyden saldıran Müslüman Arablar soŋ vėrmiştir. Peygamberimiziŋ duâsı da kabul olmuştur.

Tuğrul Çavdar
Kaynak göstererek kullanabilirsiŋiz